logo

reklam
16 Aralık 2013

TÜSİAD’dan rapor: İnternetten habersizler

TÜSİAD tarafından hazırlanan “Okulda Üniversite: Türkiye’de Öğretmen Eğitimini Yeniden Yapılandırmak İçin Bir Model Önerisi” başlıklı raporda öğretmenlerle ilgili çarpıcı tespitlerde bulundular.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Eğitim Çalışma Grubu Başkanı Enver Yücel, eğitim sisteminde çağın gerekliliklerinin iyi ele alınması gerektiğini belirterek, “Dünyada iyi öğretmen yetiştirme sorununu halletmeyen hiçbir ülke eğitimde başarılı olamamıştır. Biz hangi sistemleri, hangi teknolojileri getirirsek getirelim bunu yapacak olan, insanları yetiştirecek olan okuldaki öğretmenimizdir” dedi.

TÜSİAD tarafından hazırlanan “Okulda Üniversite: Türkiye’de Öğretmen Eğitimini YenidenYapılandırmak İçin Bir Model Önerisi” başlıklı raporun tanıtımı dolayısıyla düzenlenen toplantıda konuşan Yücel, TÜSİAD’ın gündeme taşıdığı proje önerisiyle, karar alıcılara bir nebze de olsa yardımcı olma amacı güttüğünü söyledi.

“Eğitim bizim ticaretimizden de önemlidir, sanayimizden de önemlidir, yatırımların geliştirilmesi de, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasının da lokomotifidir eğitim” diyen Yücel, TÜSİAD’ın Türkiye’nin eğitim sorumluluğunu üstlenen bir sivil toplum örgütü olduğunu dile getirdi.

Tüm dünyada eğitim konusunun tartışıldığını dile getiren Yücel, eğitim kadrosunun nitelikli personellerden seçilmesi ve mesleki eğitim sürecine dikkat edilmesi gerektiğine değinerek, “Biz Türkiye’de sanayi devriminde yapılan eğitimi düzeltmeye kalkışırsak yanlış yapmış oluruz. Biz Türkiye’de eğitimi 21. yüzyıla yakışan neyse onu yapmalıyız. Orada sıçrama yapmamız lazım. Dünyada iyi öğretmen yetiştirme sorununu halletmeyen hiçbir ülke eğitimde başarılı olamamıştır. Biz hangi sistemleri, hangi teknolojileri getirirsek getirelim bunu yapacak olan, insanları yetiştirecek olan okuldaki öğretmenimizdir” ifadelerini kullandı.

– “Hala e-mail adresi olmayan öğretmenler var”

TÜSİAD adına “Okulda Üniversite: Türkiye’de Eğitimi Yeniden Yapılandırmak İçin Bir Model Önerisi” projesini hazırlayan Rhode Island Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özcan ise eğitimcilerin dikkatli seçilmesi gerektiğini belirtti.

Gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenlerin küreselleşmeyi iyi anlayan, teknoloji kullanımınaönem veren ve öğrenmeye aç olan kimselerden seçilmesi gerektiğini belirten Özcan, “Uzun yıllardır öğretmenlik yapıp da hala e-mail adresi olmayan öğretmenler var, hala bilgisayarkullanmayı bilmeyen öğretmenler var. Geleceği okuyabilen çocuklar, öğrenciler yetiştirmek için önce onları eğiten kadroyu yetiştirmeliyiz” diye konuştu.

“Okulda Üniversite” modeliyle hem okul, hem de mesleğin icra edileceği iş yerinin bir aradakullanıldığı bir modelin öngörüldüğünü aktaran Özcan, “Benim önerdiğim öğretmen yetiştirme modelinin 4 versiyonu var. 4 yıllık lisans eğitimini 4 değil 2+2 olarak öneriyoruz. İlk 2 yıl genel kültür ve genel yetenek eğitimi, sonraki 2 yıl da öğretmen adaylarımızın başarılı ve bilgi düzeyi yüksek öğretmenlerin yanına vererek alanda gelişim ve tecrübe sağlamasını hedefliyoruz” dedi.

Eğitim sisteminin yüzyılın şartlarına uygun hale gelmesi için eğitim kadrolarının eğitim sistemine fazla önem verilmesi gerektiğini kaydeden Özcan, öğretmenliğin itibarlı bir meslek olduğunu, bu mesleği icra edenlerin toplumun en önemli fertlerinden olduğunu dile getirdi.

Öğretmenlerin eğitim süreçlerine ilişkin geliştirdiği projenin sonuçlarına ilişkin bilgiler veren Özcan, şunları kaydetti:

“Araştırma sonuçlarımıza göre, lisans düzeyinde 4 yıllık öğretmen eğitimi artık yeterli değil. Sadece ‘Öğretmenlik Formasyonu’ veren lisans sonrası programlar var ve bunlar gerçekten başarılı değil. Meslek eğitiminin süresi ve süreci çok önemli. Eğitim, mesleğin uygulama yönüyle edinilmesi en az 2 yıldır. Öte yandan mesleği öğrenmek için de alanda yapılmalıdır bu iş. Finlandiya 1978 yılında bunu bir yasayla sağladı. Hollanda’da da uygulanıyor. Öğretmenlerin kendi alanında yüksek lisans yapmaları hakkında yasal bir düzenleme sağlanırsa çok sağlıklı bir süreç yaşanacak.”

Rapordan

TÜSİAD Sosyal İşler Komisyonu bünyesindeki Eğitim Çalışma Grubu’nun faaliyetleri çerçevesinde Rhode Island Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özcan tarafından “Okulda Üniversite: Türkiye’de Öğretmen Eğitimini Yeniden Yapılandırmak İçin Bir Model Önerisi” başlıklı bir rapor hazırlandı.

Türkiye’nin kalkınması için 21. yüzyıl becerilerine sahip nesiller yetiştirmekte öğretmenlerin oynadığı kilit role dikkati çeken raporda, bilgi çağında yeni bir öğretmen yetiştirme modeline ihtiyaç olduğu vurgulandı.

Her türlü meslek eğitimi gibi eğitimcinin eğitiminin de bilime olduğu kadar, deneyime de dayalı olması gerektiğine dikkat çekilen raporda, öğretmen eğitimini üniversiteler ile öğretmenlik mesleğinin icra edildiği okulların işbirliği yaparak vermesi gerektiği kaydedildi.

Raporda, “Okulda Üniversite Modeli” uygulandığında eğitim fakültesi öğretim üyelerinin, öğretmen eğitimi için işbirliği yapılan okullarda ofisleri olması gerektiği ve okullardakideneyimli öğretmenlerden öğretim görevlisi olarak yararlanılması önerilerek, şunlar kaydedildi:

“Öğretmen eğitiminin yüksek lisans düzeyinde olması için yasal düzenleme yapılmalıdır. Eğitimde başarılı olan veya başarı sağlamak için çalışan ülkelerde yapılan öğretmen eğitimi reform çalışmaları göstermektedir ki dört yıllık modeller artık yeterli değildir. Türkiye eğer öğretmen eğitiminde bir fark yaratmak istiyorsa alanda yüksek lisans düzeyinde öğretmen eğitimi veren modelleri tercih etmelidir. Bu anlayışla raporun içinde sunulan dört modelden Türkiye için ‘Alanda Yüksek Lisans Modeli’ ve ‘Alanda Yüksek Lisans Sonrası Modeli’ önerilmektedir. Eğitim fakülteleri doktora programı olan üniversitelerde açılmalı ve öğretmen eğitiminde uzmanlaşmalıdır. ‘Okulda Üniversite’ye dönüştürülecek uygulama okullarıöğretmenlik uygulaması alanında uzmanlaşmalıdır. Öğretmen eğitimi için üniversite-okulortaklığı kurumsallaşmalıdır. Öğretmen eğitimi vermek amacıyla üniversite-okul ortaklığını kurumsallaştırmak için ‘okulda üniversite modeli’ benimsenmelidir. Mevcut öğretmenler alanlarında yüksek lisans yapmalıdır.

Öğretmenleri bu amaçla motive etmek ve desteklemek için bir teşvik programıhazırlanmalıdır. Eğitimde yüksek lisans veren programlar yeniden yapılandırılmalıdır. Mevcut öğretmenlere üniversiteler ve uzman kuruluşlarla işbirliği yapılarak hizmet-içi mesleki eğitim sağlanmalıdır. İlgili kurumlarla işbirliği yapılarak öğretmen eğitimi kavramsal çerçevesi hazırlanmalıdır. Öğretmen eğitimi müfredatından içeriği örtüşen dersler çıkarılmalı ve müfredatın içeriğinde teori ve uygulama eşit olmalı ve eş zamanlı öğretilmelidir. Öğretmen eğitimi programının tamamında, yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi sağlayan yöntemler uygulanmalıdır. Öğretmen eğitimcisi olacak akademisyen ve öğretmenlerin niteliklerini tanımlayan ‘öğretmen eğitimcisi yeterlilikleri’ hazırlanmalıdır. Eğitim fakültelerine öğrenci seçme kriterleri değiştirilmeli ve öğretmenliğe ilgi ve yeteneği olan öğrenciler seçilmelidir. Öğretmenlerin özlük hakları iyileştirilmeli, öğretmenlik cazip bir meslek haline dönüştürülmelidir.”

Kaynak: haber7.com

Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?